Kamil FERATOĞLU (151820051032) - 19 mayıs
   
  ANASAYFA
  DİŞLİLER VE ÇEŞİTLERİ
  DİŞLİLERİN İMALAT YÖNTEMLERİ
  BAZI DİŞLİ ÇARK RESİMLERİ
  ŞUBAT 2008
  MART 2008
  NİSAN 2008
  MAYIS 2008
  => 1 mayıs
  => 2 mayıs
  => 3 mayıs
  => 4 mayıs
  => 5 mayıs
  => 6 mayıs
  => 7 mayıs
  => 8 mayıs
  => 9 mayıs
  => 10 mayıs
  => 11 mayıs
  => 12 mayıs
  => 14 mayıs
  => 15 mayıs
  => 16 mayıs
  => 17 mayıs
  => 18 mayıs
  => 19 mayıs
  => 20 mayıs
  => 22 mayıs
  => 23 mayıs
  => 24 mayıs
  => 25 mayıs
  => 26 mayıs
  => 27 mayıs
  => 28 mayıs
  => 29 mayıs
  => 30 mayıs
  => 31 mayıs
  HAZİRAN 2008
  İSTATİSTİK ÖDEVİ
  Otomobillerde Kullanılan Kasa Tipleri
  Çift Vatandaşlık

"Dışarıdan enflasyon ithal etme dönemine girdik"

 

 

Trichet: "Kredi krizi devam ediyor"

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Jean Claude Trichet, kredi krizinin sürdüğünü söyledi.

Trichet, BBC'ye verdiği demeçte, "Biz, devam eden, çok ciddi bir piyasa düzeltmesi görüyoruz, düzeltme henüz sona ermedi" dedi.

Merkez bankalarının şu anda faiz oranlarını düşürürse, bunu çok ciddi sorunların takip edeceği uyarısında bulunan Trichet, "Siyaset yapıcıların önceliği fiyat istikrarını sağlamak olmalıdır. Orta vadede fiyat istikrarı ve fiyat istikrarında güvenilirlik, üst düzeyde sürdürülebilir (ekonomik) büyüme ve sürdürülebilir istihdam yaratmak için en iyi yoldur" diye konuştu.

Petrol ve gıda fiyatlarının yükselmesinin enflasyonist baskıları artırdığına dikkati çeken Trichet, enflasyonu kontrol altına almanın refahı ve istihdamı korumanın en iyi yolu olduğunu vurguladı.

Enerji ve gıda fiyatlarındaki yükselişi 1970 yılındaki petrol şokuyla karşılaştıran Trichet, bir çok Avrupa ülkesinin 1970'li yıllarda sıkı para politikasında başarısız olmasının, bölgenin rekabet yeteneğine zarar veren yüksek ücretlere yol açtığını, bunun da kitlesel işsizlikle sonuçlandığını ifade etti.

Halen işsizlikle mücadele etmenin bu çağın "mirası" olduğunu belirten Trichet, tüketici fiyatlarının hızla yükselmesine rağmen, yüksek enflasyonun ilelebet sürmeyeceğini söyledi.

 Enflasyon yüzde 9,3'ü geçebilir”

18.05.2008 - 17:26


MB eski başkanlarından Erçel, Tosyalı Holding ve Dünya Gazetesi tarafından düzenlenen konferansta konuştu

İSKENDERUN - Merkez Bankası eski başkanlarından Gazi Erçel, enflasyonun hedeflenenin üzerinde seyrettiğini bildirerek, "Yüzde 9,3 olarak açıklandı, 9,3'ü de geçebilir. Enflasyon yılın sonunda yüzde 12-13'lerde bitirse bile iyi. Çünkü gıda, enerji ve metal fiyatlarında düşüş beklenmiyor" dedi. 

Tosyalı Holding ve Dünya Gazetesi tarafından düzenlenen "Dünya Ekonomisi, Türkiye Ekonomisi ve Bölgemizin Ekonomik Kalkınması" konulu konferans, Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) İskenderun Konservatuvarı konferans salonunda gerçekleşti. 

Global kriz ve dalgalanmaların Türkiye'ye etkileri ve alınması gereken önlemlere ilişkin görüşlerini dile getiren Erçel, global dalgalanma başladığı anda hızlı karar veren hükümetlerin krizden pek etkilenmediğini söyledi. 

Erçel, "Güven azalınca likidite kaybolur. Almanlar, İngilizler çabuk karar vererek güven ortamını korudular. Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) ise 14 Mart 2008'e kadar bu sağlanamadı, beşinci büyük yatırım bankası batınca krize el koymaları dönüm noktası oldu ve kriz biraz yumuşadı" dedi. 

Türkiye'nin global krizden büyüme, enflasyon, finans sektörü ve bekleyişler olmak üzere 4 kanaldan etkilenebileceğini belirten Erçel, şunları kaydetti: 

"Global kriz bankacılık finans sisteminin sofistike, karmaşık, kimsenin çözemediği olayların patlamasıyla ortaya çıktı. Anglosakson türü bankacılık sistemi, likiditenin çekilmesi ve geciken kararlar bizi bu krizin içine getirdi. Dünyada büyüme azsa mal satmak zorlaşır. Kamuoyu ekonomiye güveniyor ve beklentileri iyiyse ekonomi iyiye, tersi olursa kötüye gidiyor, bekleyişleri yönetmek çok önemli. Finans sektörü yoluyla etkilenmemiz ise az, çünkü bankacılık sektörümüz 2001 krizi deneyimi ve yabancı payı dolayısıyla dalgalanmalarda sakin ve sağlam duruyor." 

Büyümede 2007'nin ilk çeyreğinden itibaren düşme gözlendiğini, ithalat-ihracat arası fark ve iç tüketimde azalmanın bunda etkili olduğuna işaret eden Erçel, "2008'de yüzde 4'lerde bir büyüme bekliyoruz. Bu Avrupa, ABD için hayal ama bizde yüzde 7'den aşağı inmek bir takım daralmayı getirir" dedi. 

En yüksek faizin Türkiye'de olduğunu bildiren Erçel, "Risk birimi, faiz ve enflasyonda en yüksek değerler bizim ülkemizde. Nedeni kırılgan yapıdır. Kırılganlıkların en önemlisi de cari işlemler açığıdır ve 46,5 milyar dolardır. Ani bir şok yemezsek dolarda da yılı 1,20-1,30 YTL arası bir değişimle tamamlayacağız gibi görünüyor" dedi. 

Erçel, ekonomide risklere de değinirken, şöyle devam etti: 

"Kuzey Irak sorunu, politik gerginliklerin artması, Adalet ve Kalkınma Partisi kapatma davası, İran-Irak gerginliği, yolsuzluklar ve terör. Piyasa riskleri bir şekilde alıyor. 2008 sonuna Türkiye fazla çalkalanmadan çıkarsa büyük başarı ama 2009 da zor. Cari işlemler açığı finanse edilecek başka yolu yok. Petrol fiyatları yükselirse enerjide tasarrufa gidilmeli, alternatif enerji kaynaklarına da ağırlık verilmeli. Riskleri iyi yönettiğimiz taktirde bu işten artılarla çıkarız." 

"Yatırımcının olmadığı bir ülkenin kalkınma şansı yok"

Hatay Valisi Nusret Miroğlu konferansın açılış konuşmasında, özel sektörsüz bir ülkenin kalkınamayacağını belirterek, Valilik olarak tüm imkanları ve idari tecrübeleriyle özel sektöre, işadamlarına ve yatırımcıya yardımcı olmaya hazır olduklarını söyledi. 

Devletin izlediği politikayla yatırım sektörlerinde düzenleyici role geçme çabası olduğunu ancak, bu konuda henüz fazla mesafe alınamadığını kaydeden Vali Miroğlu, şunları kaydetti: 

"Yaptığımız ve yapmamız gerekenler insanlarımız içindir. Yatırımcının olmadığı bir ülkenin kalkınma şansı yok. Herkes işinde en iyisini dünya standartlarını yakalayarak yapmaya gayret ederse, başarıyı böylece hep birlikte yakalamış oluruz." 

Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı ise İskenderun ve bölgenin Türkiye ekonomisindeki yeri ve önemini anlattığı konuşmasında, ekonomik krizlerin iyi değerlendirilmesi gereken fırsatlar barındırdığını bildirdi. 

Tosyalı, "Krizi önceden algılamak ve hangi krizde neyi nasıl uygulayacağını bilmek ve uygulamak çok önemlidir. İşine odaklananlar kriz dönemlerinde büyük fırsatlar yakalayabilir" dedi. 

Anadolu kan ağlıyor”

18.05.2008 - 17:16


ATO Başkanı Aygün, Alanya'da, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı

ALANYA - Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, 2 muhtıra, 4 ekonomik kriz gördüğünü belirterek, bugünkü yaşanılan durumu daha önce hiç yaşamadığını ifade etti. Aygün, "Ankara zaten bitmiş, Anadolu kan ağlıyor" dedi.

Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Kerim Taç'ın davetlisi olarak Alanya'ya gelen Aygün, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Alanya'da esnafla görüştüğünü ve esnafın yüzünün gülmediğini ileri süren Aygün, şöyle konuştu: 

"Ankara zaten bitmiş, Anadolu kan ağlıyor. Ben 1978'den bu yana ticaret yaparım. 2 tane muhtıra, 4 tane ekonomik kriz gördüm ama şu günkü yaşadığımız durumu, bir tüccar, bir oda başkanı olarak hiç yaşamamıştım. Türkiye'de (imdat) çığlıkları başladı. Alanya'da otel fiyatlarına baktım, 20-30 euro gibi komik rakamlarla tam pansiyon yerler var. Bu ücret, yatağı mı, elektriği mi, yemeği mi kurtarır? Çok turistin gelmesi önemli değil ki, çok turistin gelmesiyle para kazanılıyor mu? Müesseseler (3-5 gün böyle idare edelim) diyebilirler, ancak Türkiye için bu böyle değil. Türkiye'nin döviz kazanması lazım. Döviz kazanmıyor. Kurların düşük olması hem ihracatçıyı hem turizmciyi mahvetmiş vaziyette. Merkez Bankası, faizi yükseltti. Faizler yükseldikçe de ekonomi kötüye gider. Bugüne kadar ekonomiyi, satarak, borçlanarak getirdiler. Telekom'dan tutun da TÜPRAŞ, limanlara kadar her şey satıldı. 2008 yılı programında Halk Bankası, Vakıf Bank, Ziraat Bankası, Türk Telekom'un bir kısmı, oto yollar, Milli Piyango, Spor Toto, 8 şirket satılacak. Bir gün satılacak bir şey kalmayınca ne yapacaksın?" 

"Türk markası yazar ama içindeki yüzde 100 ithaldir"

Aygün, Türkiye'nin tarım ülkesi olduğunu, ancak pirinç, mercimek, nohut, fasulye gibi tahılların ithal edildiğini, bu nedenle de bu ürünlerin yüzde 80, yüzde 200 zamla yenildiğini ileri sürdü. Üretime değil, ithalata dayalı bir tarım ekonomisi yaşandığını anlatan Aygün, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Çiftçi batmış vaziyette. Son 5 yılda 22 milyar dolarlık gıda ithal etmişiz. Şu anda yediğimiz mercimeğin yüzde 90'ı ithal. Markette torbanın üzerinde Türk markası yazar ama içindeki yüzde 100 ithaldir. Kuru fasulye, pirinç de öyle. Eskiden Türkiye pamuk ambarıydı, geçen yıl Yunanistan'dan 400 bin ton pamuk ithal ettik.  Buğday ambarıyız, buğday ithal ettik. Yani maalesef Türkiye hiç iyi gitmiyor." 

Yapılacak bir seçimde AK Parti'nin oylarının düşeceğini iddia eden Sinan Aygün, oy veren kesimin hükümete çok tepkili olduğunu öne sürdü. Aygün, "Esnaf için hiçbir şey yapılmadı, en ufak bir kaynak aktarılmadı. Esnaf, köylü kendi kaderine terk edildi. Bankaların elinde esir oldu millet" dedi. 

"Ankara'da herkes dinlenme korkusu yaşaşıyor"

Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt'ün dinlendiği yolundaki iddialarına da değinen Aygün, Ankara'da herkesin dinlenme korkusu yaşadığını öne sürdü. Aygün, konuyla ilgili olarak, "5 yıldır Ankara'da edinmiş olduğum tecrübelere göre bu rahatsızlık sadece Paksüt'de yok. Bir çok bakanın konuşurken (bu konuyu yüz yüze konuşsak) dediğini çok iyi biliyorum. Hatta birkaç gün evvel bir Kuvvet Komutanı'nın odasındayken bile sayın Kuvvet Komutanı sessiz sedasız konuşuyor. Sayın Başbakan ile odasında konuşurken bile sessiz sedasız konuştuğuna şahidim. Bu korku Ankara'da herkesi sarmış vaziyette. Bir bakıyorsunuz Silahlı Kuvvetler bu işten rahatsız, (dinleniyorum) diye korkuyor. Devlet, dinlendiğinden korkuyor. Hükümet, Başbakan, bakan dahil korkuyor" iddialarında bulundu. 

Ankara'da birtakım güçlerin birbirini dinlediğini, bunun birçok kesimde konuşulduğunu anlatan, Paksüt olayının, "işin pimini çektiğini, bombayı patlattığını" dile getiren, teknolojinin çok geliştiğini, artık sadece telefonların dinlenmediğini belirten Aygün, "Oturduğunuz yerden, bir kilometre uzaktan odaklanıp, her şeyi dinleyebiliyorsunuz o cihazlarla. Artık mikrofon koymanın, telefon dinlemenin önemi kalmadı. Eğer istenirse sayın Savcı arabada giderken, arkadaki arabadan rahatlıkla dinlenebilir" dedi. 

Kendisinin de dinlendiğini öne süren Aygün, "Ben dinlendiğimi biliyorum. Dinleneyim, ne olacak, pek önemli değil" diye konuştu. 

AK Partinin kapatılma davasıyla ilgili soruları da yanıtlayan Aygün, "AK Partinin kapatılıp kapatılmayacağı yönünde görüş bildirmem yargıya müdahale olur. AK Partinin kapatılması önemli değil, başka bir parti olur devam ederler. Önemli olan suçluların cezalandırılmasıdır" dedi. 

 

 

IMKB 100 (%)
 42.498 0,00
USD (%)
 1,2280 0,16
EURO (%)
 1,9110 0,26
ALTIN (YTL/Gr) (%)
 35,98 0,72

 

 

 

   
Bugün 5 ziyaretçi (16 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=