Kamil FERATOĞLU (151820051032) - 2 nisan
   
  ANASAYFA
  DİŞLİLER VE ÇEŞİTLERİ
  DİŞLİLERİN İMALAT YÖNTEMLERİ
  BAZI DİŞLİ ÇARK RESİMLERİ
  ŞUBAT 2008
  MART 2008
  NİSAN 2008
  => 1 nisan
  => 2 nisan
  => 3 nisan
  => 4 nisan
  => 5 nisan
  => 6 nisan
  => 7 nisan
  => 8 nisan
  => 9 nisan
  => 10 nisan
  => 11 nisan
  => 12 nisan
  => 13 nisan
  => 14 nisan
  => 15 nisan
  => 16 nisan
  => 17 nisan
  => 18 nisan
  => 19 nisan
  => 20 nisan
  => 21 nisan
  => 22 nisan
  => 23 nisan
  => 24 nisan
  => 25 nisan
  => 26 nisan
  => 27 nisan
  => 28 nisan
  => 29 nisan
  => 30 nisan
  MAYIS 2008
  HAZİRAN 2008
  İSTATİSTİK ÖDEVİ
  Otomobillerde Kullanılan Kasa Tipleri
  Çift Vatandaşlık

Uluslararası Para Fonu (IMF) heyetinin, Gözden Geçirme çalışmaları için davet edildiği bildirildi.
Hazine Müsteşarlığından yapılan yazılı açıklamada, Devlet Bakanı Mehmet Şimşek'in, IMF Türkiye Masası Şefi Lorenzo Giorgianni başkanlığındaki IMF heyetini, Stand-By Düzenlemesi Gözden Geçirme çalışmaları kapsamında Türkiye'ye davet ettiği kaydedildi.
Açıklamada, IMF Heyetinin, Ankara'daki resmi görüşmelerine 4 Nisan Cuma günü başlayacağı bildirildi.

Altın piyasası zayıf dolar ve ekonomik yavaşlama arasında kararsız...
Arzu TOKTAY
02.04.2008 - 00:08


Ekonomik büyüme tarafındaki endişelerin kısmen etkisini kaybetmesi, yüksek likiditenin etkisi ile altına alım yönlü talebi gündeme getirir

Son birkaç haftalık süreçte Amerikan ekonomisindeki küçülmenin verdiği rahatsızlık ile kıymetli metal piyasasında satışlar ağırlık kazandı. Öte yanda doların zayıf seyrinin devamı altına yatırımı cazip hale getiriyor. Bu ikilem arasında kalan fiyatlar fonların yüksek altın net uzun pozisyonlarının etkisi ile satışlara yenik düştü ve geçtiğimiz hafta yükselen fiyatlar tekrar 900.0 dolar/ons seviyesine doğru geriledi. Peki bundan sonra ne olacak? Düzeltme süreci devam eder mi? Bu sorunun cevabını ararken Amerikan ekonomisi ve dolar kanadındaki gelişmelere göz atmak gerekiyor.

Amerikan Merkez Bankası 2007 Eylül ayından bu yana aldığı önlemler ile kredi piyasasında yaşanan olumsuzlukları bertaraf etme ve ekonomiyi resesyondan uzaklaştırma gayreti veriyor. Alınan önlemlerin Wall Street için faydalı olduğu anlaşılıyor. Nitekim bir takım düzenlemeler ile yapılandırılmış finansal ürünler ve kredi piyasasında yaşananlardan olumsuz etkilenen şirketler rahatlatıldı. Peki alınan önlemlerin ekonomiye yansıması ne zaman olacak? Yılın ilk yarısından itibaren ekonomik verilerden iyileşme sinyalleri alınabilir. Ancak bu kez geçtiğimiz kriz dönemlerine kıyasla yavaş bir toparlanma öngörülüyor. Tüketici güveninde ve harcamalarda artışın ekonomiye yansıması uzun sürecektir. Düşük tasarruf seviyesi Amerika için bu dönemde önemli bir dezavantaj oluşturuyor. Dolar endeksine gelince ekonomideki olumsuzlukların yansıması ile 26 Mart tarihinde 71.75 seviyesini gördükten sonra kısa vadede bir toparlanma sürecine girmiş izlenimi veriyor. Ancak önümüzdeki aylarda FED'in faiz indirimine devam edeceği beklentisi ve Amerikan ekonomisinde yavaş iyileşme süreci ile dolarda kalıcı bir güçlenme beklemek yanlış olur.

Bütün bu gelişmelerin kıymetli metal piyasaları ve altın üzerindeki etkisine gelecek olursak, merkez bankalarının piyasalara verdiği likidite ve enflasyon beklentisi ile bu düzeltme hareketinin ardından alıcıların tekrar devreye girebileceğini düşünüyoruz. Altın bu anlamda diğer kıymetli metallere göre yatırımcının gözünde farklı bir yere sahip, ekonomik büyüme tarafındaki endişelerin kısmen etkisini kaybetmesi, piyasalardaki yüksek likiditenin etkisi ile altına alım yönlü talebi tekrar gündeme getirir.

 Büyük spekülatörler Ticariler Küçük spekülatörler

 Net

Pozisyon Haftalık

Net değişim Net

Pozisyon Haftalık

Net değişim Net

Pozisyon Haftalık

Net değişim

ALTIN      

Vadeli +Opsiyon. 190663 -14678 -224557 35812 33894 -21134

Haziran vadeli (COMEX) altın

Teknik olarak haziran vadeli altında 890.0 dolar/ons seviyesi önemli destek seviyesi olarak karşımıza çıkıyor. Bu seviyenin aşağı yönde kırılması son birkaç haftalık düzeltme sürecinin uzaması anlamına gelir. Tekrar bir yükseliş hareketinden bahsedebilmek için ise 935.0 dolar/ons üzerinde kapanış gerekiyor.



Yıllık gıda harcaması 125.5 milyar dolar
Tevfik GÜNGÖR
02.04.2008 - 00:08


Hane halkı en fazla gıda, içki ve tütüne para harcıyor. Toplam hane halkı tüketiminin yüzde 25.8'i bu alanda harcanıyor

2007 yılında milli gelirimiz cari fiyatlarla 856.3 milyon YTL. Cari kur ile bunun karşılığı 658.7 milyar dolar.

Harcamalar itibariyle (cari fiyat ile) milli gelirin yüzde 73.8'ini hane halkları tüketiyor. Bunun karşılığı gene cari döviz kuru ile 486.6 milyar dolar.

Milli gelirin hane halkları tarafından tüketilmeyen kısmını ise kamu kesimi tüketiyor. Bir bölümü yatırıma gidiyor.

Hane halkının tüketime bir yıl boyunca harcadığı paranın büyüklüğü ve dağılımı, Türkiye'de iç pazarın büyüklüğünü ortaya koyar.

Türkiye'de iş yapmak isteyenlerin bu rakamları dikkate almasında yarar vardır.

Bu yazının altında, açıklanan milli gelir rakamlarına göre hane halkının tüketime yaptığı harcamaların dolar olarak büyüklüğü ve 2007 yılında hangi harcamanın ne kadar arttığını gösteren bir tablo bulacaksınız.

Hane halkı en fazla gıda, içki ve tütüne para harcıyor. Toplam hane halkı tüketiminin yüzde 25.8'i bu alanda harcanıyor. Bu tür harcamalar 2007 yılında yüzde 3.5 artmış. Ama yıllık harcama toplamı 125.5 milyar dolar.

Demek ki Türkiye'nin en büyük pazarı olan gıda pazarının büyüklüğü işte bu kadar.

Daha sonraki ana harcama kalemleri konut harcamaları ile ulaştırma ve haberleşme harcamaları.

İçeride giyim pazarının büyüklüğünün 30.2 milyar dolar olduğu anlaşılıyor. 2007 yılında pazar yüzde 3.9 oranında daralmış.

Son yıllarda hastahane sayısı hızla artıyor. Sağlık harcamaları 2007 yılında 19.5 milyar dolar.

Eğitime 6.3 milyar dolar ayrılmış.

Hane halkımız lokanta ve oteller için ise 2007 yılında 29.6 milyar dolar harcama yapmış.

Bu rakamlar sektörlerde faaliyet gösteren firmalar kadar, bu sektörlerde iş yapmaya soyunanlar için de önemli göstergelerdir.

Yerleşik ve yerleşik olmayan hane halklarının yurtiçi tüketimi (Cari fiyatlarla: Milyar YTL ve ABD doları)

    Milyar     Harcamadaki     Milyar     Yıllık

    YTL     payı     dolar    artış (%)

    2007    (%)    2007    sabit fiy.

Gıda, içki ve tütün    163.2    25.8    125.5    3.5

Giyim ve ayakkabı    39.5    6.2    30.2    -3.9

Konut, su, elek., gaz ve diğer yak.    119.7    18.9    91.9    3.4

Mobilya, ev aletl.ve ev bakım hizm.    48.7    7.7    37.5    1.5

Sağlık    25.1    4.0    19.5    11.6

Ulaştırma ve haberleşme    116.5    18.4    89.0    4.6

Eğlence ve kültür    27.4    4.3    20.9    -2.2

Eğitim    8.0    1.3    6.3    4.5

Lokanta ve oteller    38.8    6.1    29.6    1.8

Çeşitli mal ve hizmetler    45.9    7.3    35.6    12.3

Toplam    632.7    100.0    486.6    3.8

Türkiye ihracatta ”maden” buldu!
Alaattin AKTAŞ
02.04.2008 - 00:09


Türkiye ocaktan sonra şubat ayında da rekor düzeyde 71'inci fasıl kapsamında yer alan kıymetli taş ve metal mamulü ihraç etti. Öyle ki, bu fasıl, otomotivden sonra en çok ihracat yapılan fasıl konumunda

Türkiye İstatistik Kurumu'nun önceki gün açıkladığı şubat ayına ilişkin dış ticaret verileri, ekonomik ve siyasi daha önemli gelişmelerin gölgesinde kaldı ve hiç dikkati çekmedi. Önce, sabah saatlerinde açıklanan GSYH verilerine odaklanıldı; daha sonra Anayasa Mahkemesi'nden AKP davasıyla ilgili karar geldi; Türkiye, akşam üstü saatlerinde ise EXPO heyecanına kilitlendi.

Peki, dış ticaret verilerinde ne oldu? Bizce bu verilerin özeti, Türkiye'nin "maden" bulduğu... Nasıl mı?

Türkiye ocaktan sonra şubat ayında da rekor düzeyde 71'inci fasıl kapsamında yer alan kıymetli taş ve metal mamulü ihraç etti. Öyle ki, bu fasıl, otomotivden sonra en çok ihracat yapılan fasıl konumunda. Ne demir-çelik, ne giyim eşyası, varsa yoksa kıymetli maden ihracatı. Kıymetli madenden anlamamız gereken de ağırlıklı olarak altın. 4 Mart 2008 tarihinde bu köşede ocak ayı rakamlarını irdelerken de yazdık. Türkiye, birden bire müthiş bir altın ihracatçısı konumuna geliverdi. Bu ihracatı da daha çok İsviçre'ye yapıyoruz.

İki ayın rakamlarına bakalım. Ağırlıklı olarak altından oluştuğu bilinen 71'inci fasıl kapsamında iki ayda 1 milyar 996 milyon dolarlık ihracat yaptık. Geçen yılın aynı dönemindeki 365 milyon dolarlık rakama göre de yüzde 447 artış var. Türkiye, 71'inci fasıldan 2006 yılının tümünde 1.8, geçen yılın tümünde ise 2.8 milyar dolarlık ihracat yapabilmişti. Yani, bu yıl iki ayda 2006'dakinin tümünü geride bıraktık, 2007'ye de yaklaştık.

İnsan düşünmeden edemiyor doğrusu, "71'inci faslı kim keşfetti ve nasıl oldu da birden böyle bir pazar yarattı kendine" diye... Dedik ya, tam anlamıyla "maden" bulmuş durumdayız.

Toplamda yıllık bazdaki rakamlara ve gidişata gelince...  Şubat sonu itibariyle yıllık ihracat 114.6, yıllık ithalat ise 180.4 milyar dolara ulaştı. Yılın tümü için öngörülen rakamların aşılacağı kesin denilebilir. Son dönemde yaşanan kur hareketi ise etkisini bir süre sonra gösterecektir. Doğal olarak ihracatın biraz daha ivme kazanması, ithalatın görece hız kesmesi beklenmeli. Ancak, ihracatı giderek ithalata ve ucuz ithalata bağımlı hale gelmiş olan Türkiye'nin, kur hareketinden mutlak karlı çıkacağını söylemek hiç de kolay değil.

İhracatımızdan daha fazla ara mal ithal ediyoruz. Bu durum devam ediyor. İki ayda yaklaşık 22 milyar dolarlık ihracat yaparken, 24 milyar dolarlık ara mal ithal ettik. Yükselecek kur, girdi fiyatları üstünde yaratacağı baskıyla ihracatı zorlayabilir. Ancak tabii ki bu aşamada devreye yerli ara malı üreticileri girecektir ki, bu da bardağın dolu tarafı sayılır. Ancak, üretim bandını öyle birden değiştirmek, yerli ara malı kullanımına ağırlık verebilmek de pek kolay olmayacaktır.

Benzin 7-8 YKr zamlandı

02.04.2008 - 07:07


95 oktan kurşunsuz benzinin fiyatı 7-8 YKr arttı

ANKARA - Akaryakıt ürünlerinden 95 oktan kurşunsuz benzinin litre fiyatı 7-8 YKr arttı. Yeni ayarlamayla İstanbul'un Avrupa ve Anadolu yakalarında 95 oktan kurşunsuz benzinin litre fiyatı, BP, Petrol Ofisi ve Shell istasyonlarında 3,28 YTL'den 3,36 YTL'ye, OPET'de ise 3,28 YTL'den 3,35 YTL'ye çıktı.

Bankalararası piyasada dolar 1.2950-1.3050 YTL aralığında

02.04.2008 - 08:42


Bankalararası piyasada dolar 1.2950-1.3050 YTL aralığında

Euro/dolar paritesi 1.5540; dolar /Yen paritesi 102.30

02.04.2008 - 08:44


Euro/dolar paritesi 1.5540; dolar /Yen paritesi 102.30


Çiftçiler için 'destek primleri' belirlendi

02.04.2008 - 09:31


Üretim ve satışlarla ilgili tüm bilgiler, il ve ilçe komisyonlarına ibraz edilecek

 

ANKARA - Üreticiler ödenecek destekleme prim tutarları ve başvuru tarihleri belirlendi. 

Tarım ve Köyişleri Bakanlığının bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan Uygulama Tebliğine göre, 2007 yılı ürünü destekleme primi miktarı, kütlü pamukta kilogram başına 29 YKr (sertifikalı 34,8 YKr), yağlık ayçiçeğinde de 20 YKr olacak. Aynı şekilde 2007 ürünü soya fasulyesine kilogram başına 22 YKr (sertifikalı 26,4 YKr), dane mısıra 2 YKr, aspir ve kanolaya 22 YKr, zeytinyağına da 20 YKr destek sağlanacak.

Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulu tarafından belirlenen destekleme prim miktarları, Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca düzenlenecek bir Genelge ile Bakanlık İl Müdürlüklerine bildirilecek.

Üreticiler, gerçekleştirdikleri üretim ve satışlar ile ilgili tüm bilgileri Çiftçi Kayıt Sistemi için başvurdukları il ve ilçe komisyonlarına ibraz edecek.

Sertifikalı tohumluk kullanmak suretiyle kütlü pamuk ve soya fasulyesi üretimi yapan ve bu durumu belgelendiren üreticilere, prim miktarı yüzde 20 fazlasıyla ödenecek.

Başvuru tarihleri

Destekleme primi ödemesinden yararlanmak isteyen üreticiler, kütlü pamuk, yağlık ayçiçeği, soya fasulyesi, kanola ve aspir için 15 Nisan, dane mısır için de 30 Nisan akşamına kadar başvuruda bulunacak. Bu tarihten sonraki başvurular kabul edilmeyecek.

Destekleme prim ödemesinden yararlanmak isteyen zeytinyağı üreticilerinin tasiriye faturaları ile yapılacak son başvuru tarihi de 2 Haziran 2008 olarak belirlendi. Ancak üreticiler, bu tarihten sonra satılan zeytinyağlarına ait alım satım belgelerini 1 Ekim 2008 tarihine kadar teslim edebilecek.

Ödemelerle ilgili hükümler

Tebliğ uyarınca destekleme prim ödemeleri için il ve ilçe komisyonları oluşturulacak.

Oy çokluğu ile karar alacak komisyonlar, üretici ve ürün bazında arazi miktarlarını belirlemek için Bakanlık tarafından yürütülen Çiftçi Kayıt Sistemi ve doğrudan gelir desteği için yapılan örnekleme arazi tespitlerinde öncelikli olarak prime esas arazileri dikkate alacak. Zeytinyağında üretim miktarının belirlenmesinde tasiriye faturası da gözönünde bulundurulacak.

İlçe komisyonları, sertifikalı kütlü pamuk ve soya fasulyesi tohumluk kullanımıyla ilgili mevcut bilgileri, üreticinin ibraz ettiği satış faturası ile karşılaştıracak. Pamuk çırçır ve prese fabrikalarının faaliyet dönemine ait bilgileri de kontrol edecek.

Bu arada haksız yere yapılan destekleme ödemeleri, ödeme tarihinden itibaren gecikme zammı uygulanarak geri alınacak. Haksız ödemenin yapılmasında ödemeyi sağlayan, belge veya belgeleri düzenleyen, kullanan gerçek ve tüzel kişiler de, geri alınacak tutarların tahsilinde müştereken sorumlu tutulacak.

Destekleme primi ödemelerinden idari hata sonucu düzenlenen belgeler ile yapılan ödemeler hariç, haksız yere yararlandığı tespit edilen üreticiler 5 yıl süreyle hiçbir destekleme programından yararlandırılmayacak.

 

Sivil ekonomi” dönemi

02.04.2008 - 10:09


Türkiye; çok partili siyasi hayata geçiş ve 1950 iktidarı ile Türkiye hür teşebbüs gücünü, Anadolu topraklarından aldığı nefes ile canlandırmıştır.

Ahmet Sarı / MÜSİAD Trabzon Şube Başkanı

Türkiye; çok partili siyasi hayata geçiş ve 1950 iktidarı ile Türkiye hür teşebbüs gücünü, Anadolu topraklarından aldığı nefes ile canlandırmıştır. Ekonomik temellerini sanayi ve ihracat üzerine kurmaya başlayan ülkemiz, 12 Eylül sonrasında gelen iktidar ile küreselleşen dünyanın getirdiği entegrasyon sürecini en iyi şekilde tamamlamış ve dünya ile rekabet edebilir düzeye gelmiştir.

1991 sonrasında ülkemizde yaşanan "siyasi istikrarsızlık" ortamı ve koalisyon dönemleri banka hortumlamalarına, yolsuzluklara kısacası ekonomik politikalar üreten ekonomiden tüketen ekonomiye kendini çevirmiştir.

2001 krizi ve sonrasında seçimle görev başına gelen iktidar partisi iktidarında; geçmiş dönemlerin ekonomik politikalarından tamamen vazgeçmek yerine, hamaset avazeleri üretmek yerine, geçmiş dönemlerin ekonomik politikalarının sağlam yönleri korunmuş, makro ekonomi anlamında ciddi mesafeler kaydedilmiştir.

Türkiye'nin coğrafi ve stratejik şartlarının getirdiği süreç Türk ekonomisinin "huzur" temelinde sürdürülebilir politikalarla yönetilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Türkiye'de ekonomik politikalara doğru şekilde yön vermek istiyorsanız huzur, demokrasi ve istikrar kavramlarını ülkemizde var etmek zorundasınız.

27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve son olarak da geçtiğimiz günlerde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın iktidardaki parti için açmış olduğu kapatma davasının ülkemize getirdiği ekonomik bazdaki olumsuz etkileri hep birlikte yaşadık.

Dünyanın Türkiye'den beklediği sivil demokrasi ve sivil siyaset alanındaki yükselişidir. Küresel şartların ve küresel ekonominin ekonomi üzerindeki beklentisi demokrasinin ve sivil yönetimin varlığıdır.

Yaşanan bu olumsuz süreçlerin bizlere gösterdiği "sivil anayasa"nın oluşmasıdır. Sivil anayasa Türkiye'nin tarihi sürecinden beri gösterdiği demokrasi ve hukuk yanındaki tavrını ortaya koyacak, Türkiye'nin demokrasi yanındaki duruşunu da sergileyecektir.

Sivil bir anaysa ile demokratikleşme sürecinde önemli adımlar atılacak, dünya kamuoyunun ve küresel ekonominin Türkiye ile entegrasyon süreci rahatlayacaktır.

Bu sebeplerle içinde bulunduğumuz zor şartları aşmak ve dünya ile rekabet edebilir bir ekonomiye sahip olmak için sivil anayasa gerekliliğini dillendiriyor, sivil anayasanın sivil ve güçlü bir ekonomi sağlayacağına inanıyoruz.

 

 

   
Bugün 5 ziyaretçi (8 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=