Kamil FERATOĞLU (151820051032) - 28 şubat
   
  ANASAYFA
  DİŞLİLER VE ÇEŞİTLERİ
  DİŞLİLERİN İMALAT YÖNTEMLERİ
  BAZI DİŞLİ ÇARK RESİMLERİ
  ŞUBAT 2008
  => 21 şubat
  => 22 şubat
  => 23 şubat
  => 24 şubat
  => 25 şubat
  => 26 şubat
  => 27 şubat
  => 28 şubat
  => 29 şubat
  MART 2008
  NİSAN 2008
  MAYIS 2008
  HAZİRAN 2008
  İSTATİSTİK ÖDEVİ
  Otomobillerde Kullanılan Kasa Tipleri
  Çift Vatandaşlık

Turkcell'den 1,4 milyar dolar kar

28.02.2008 - 08:36


Abone sayısını 35,4 milyona çıkaran Turkcell, 2007'de net karını yüzde 54 oranında artırdı

 

İSTANBUL - Turkcell 'in 2007 yılı net karı, önceki yıla göre yüzde 54 oranında artarak 1,4 milyar dolara oldu. 

Turkcell İletişim Hizmetleri AŞ'nin 2007 yıl sonu sonuçları, düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı. Verilen bilgiye göre, 2007 yılında şirketin gelirleri önceki yıla göre yüzde 35 oranında artarak 6,3 milyar dolara ulaştı. 

Amortisman, vergi ve faiz öncesi kar (AVFÖK) ise yıllık bazda yüzde 44 artarak 2,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Turkcell'in 2006 yılında 0,9 milyar dolar olan net karı, geçen yıl yüzde 54'lük artışla 1,4 milyar dolara çıktı. 

Toplam abone sayısı önceki yıla kıyasla yüzde 11 artarak 31 Aralık 2007 tarihi itibariyle 35,4 milyona yükseldi. Abone başı aylık ortama gelir ise yüzde 18 artarak 14,3 dolar seviyesinde gerçekleşti. Aylık kullanım dakikası da yüzde 9'luk büyüme ile 76,3 dakikaya çıktı. 

Turkcell'in Ukrayna'daki iştiraki Astelit'in gelirleri yüzde 191 artarak 256 milyon dolar oldu. 

Verilen bilgiye göre, Turkcell Yönetim Kurulu Genel Kurulu, 2007 yılı dağıtılabilir karının yüzde 50'sine tekabül eden 648,7 milyon YTL'nin nakit temettü olarak dağıtılmasının teklif edilmesine karar verdi. 

Euro/dolar paritesi 1.5100; dolar /Yen paritesi 106.32

28.02.2008 - 08:52


Euro/dolar paritesi 1.5100; dolar /Yen paritesi 106.32

Bank Asya karını yüzde 51 artırdı

28.02.2008 - 09:14


Banka 2007 yılında 221 milyon YTL'ye yükseltti

 

 

İSTANBUL - Bank Asya, 2007 yılında net karını, bir önceki yıla göre yüzde 51 artırarak, 221 milyon YTL'ye çıkardı.

Bank Asya Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, 2006 yılı sonunda 146 milyon YTL olan vergi sonrası net karın, 2007 yılında 221 milyon YTL'ye yükseldiği, vergi öncesi karın da 273 milyon YTL olduğu kaydedildi.

Açıklamada, 2007 yıl sonu itibariyle Bank Asya'nın öz kaynaklarının yüzde 35 artışla 854 milyon YTL'ye, aktif toplamının yüzde 50 artışla 6 milyar 260 milyon YTL'ye, cari ve katılma hesapları yoluyla topladığı fonların da yüzde 47 artışla 4 milyar 698 milyon YTL'ye yükseldiği belirtildi.

Alt yapı çalışmalarına 2007 yılında da ağırlık veren Bank Asya'nın, aynı dönem içinde şube sayısının 118'e, personel sayısının da 3 bin 300'e yükseldiği bildirildi.

Kredi piyasaları da bu sene büyümede yavaşlamaya işaret ediyor
Tuğrul BELLİ
28.02.2008 - 09:15


Bir ekonominin büyüme hızıyla finansal kesimin kullandırdığı kredilerdeki artış hızı arasında haliyle birebir ilişki vardır.

Bir ekonominin büyüme hızıyla finansal kesimin kullandırdığı kredilerdeki artış hızı arasında haliyle birebir ilişki vardır. Türkiye'nin 2001 sonrasındaki yüksek oranlı büyüme performansında da kullandırılan banka kredilerindeki yüksek oranlı artışın önemli bir payı olduğu unutulmamalıdır. Kredi kullanımını tüketiciler ve reel sektör olarak ikiye ayırırsak, tüketici kesimin kredi kullanımı kısa vadeli faiz hadleri ve tüketici güvenine, reel sektörün kredi kullanımı ise iç ve dış piyasalardaki talep beklentilerine göre şekillendiği söylenebilir. 2006 ortasında MB'nin gecelik faizleri anormal bir şekilde artırması, tüketici kredilerindeki artış trendini bir süre için durdurmuş ise de, bu kalemde daha sonra tekrar bir hareketlenme gözlenmektedir. Orta vadede ise tüketici kredilerindeki artışı bankaların TL pasif yaratma potansiyeli belirleyecektir. Rekabet içerisinde, bir bankanın diğer bankalardan mevduat çalarak TL pasif yaratması mümkünse de, sistemin tümüne baktığımızda TL yaratma potansiyelinin para politikasındaki gevşemeye ve/veya yabancıların TL tutma iştahına bağlı olduğunu söyleyebiliriz. Bu sene özellikle ikinci noktada fazla umutlu olmayı gerektirecek bir durum olmadığı ortadadır. Öte yandan, emtia fiyatlarındaki olumsuz gelişmeler ve MB'nin ihtiyatlı tutumu da para politikasında ciddi bir gevşeme olmayacağı sinyalini vermektedir.

Reel sektörün gittikçe daha ağırlıklı olarak döviz üzerinden ve yurtdışından kullanmaya başladığı kredilerin arzı ise global piyasalardaki gelişmelere doğrudan bağlıdır. Tasarruf oranı ve de miktarı oldukça düşük olan Türkiye'nin büyüme performansını sürdürebilmesi için mutlak surette her sene artan miktarda net yabancı kaynak girişine ihtiyacı vardır. Nitekim, büyüme oranının geçmiş dönemlere göre hız kazandığı son 5 yılda özel kesimin yurtdışına olan borçları yüksek oranda artmış bulunmaktadır. 2007'nin 3. çeyreğini kapsayan en son resmi verilere göre özel sektörün toplam dış borç miktarı 147.5 milyar dolardır. Sene sonunda bu rakamın 150 milyar doların üzerine çıkmış olması kuvvetle muhtemeldir.

Özel sektörün dış borçlanmasında son yıllarda iki trend göze çarpmaktadır. Birincisi borçlanmada finans kesimiyle finans-dışı kesim arasındaki makasın açılmakta olmasıdır. 2005 sonunda finans kesimi 32 milyar dolar, finans dışı kesim ise 51 milyar dolar borçluyken 2007'nin 3. çeyreğinde net borç stoğu miktarları sırasıyla 51 milyar dolar ve 97 milyar dolar olmuştur. Gözlenen ikinci trend ise toplam borçlanma içinde uzun vadeli borçlanmaların ağırlığının artmakta olmasıdır. 2005 sonunda kısa vadeli borçların toplam borçlara oranı %22 iken, 2007 3. çeyreğinde bu oran %17 olmuştur. Ancak toplam borç miktarının artmakta olmasından dolayı senelik borç servisi (ana para artı faiz borç geri ödemesi) miktarında bir azalma söz konusu olamamaktadır. 2008'de sadece özel sektörün geri ödemesi gereken borç miktarı 31.6 milyar dolar uzun vadeli borç, 36.3 milyar dolar kısa vadeli borç ve 5.3 milyar dolar faiz  olarak hesaplanmaktadır. Unutmayalım ki, herşeyin düzgün yürümesi için Türkiye ekonomisinin en az bu kadar bir finansmanı döndürmesi dışında cari açığı kadar da ek bir döviz girişi yaratması lazımdır. Her ne kadar, bugün itibarıyle 70 milyar doları geçmiş olan MB rezervlerini kısmen kullanarak, bu ihtiyaç daha aşağıya çekilebilirse de fiiliyatta böyle bir strateji izlemek imkansızdır. Devamlı yeni rezerv rekorları kıran diğer gelişmekte olan ülkeler karşısında Türkiye'nin rezervlerini azaltmakta olması küresel sermaye piyasaları tarafından hiç ama hiç iyi bir sinyal olarak algılanmayacaktır.

2008 performansımızı ciddi şekilde etkileyecek olan bir başka olgu da, maliye politikasının sıkı tutulma gereğinin devam ediyor olmasıdır. Maalesef, bugünkü global konjonktürde sıkı maliye politikasından ödün vermemiz söz konusu değildir. Maliye politikasında bir gevşeme ancak para politikasının daha da sıkılaştırılması ile mümkün olabilir ki böyle bir politika zaten uzun süredir olan aşırı sıkı götürülmekte para politikasının kurlar ve reel kesim üzerinde yaratmış olduğu tahribatı daha da derinleştirmekten öte bir fayda sağlamayacaktır. Zaten Türkiye gibi ekonomilerde olası durgunluğa karşı devlet harcamalarını ve dolayısıyla bütçe açığını artırıcı (ve derin olmayan piyasaları sıkıştırarak (crowding out), orta-uzun vadeli faizlerin yüksek kalmasına sebep veren) Keynezyen tedbirler yerine para politikasında kontrollü gevşemeler sağlamak ekonominin dengeleri açısından her zaman daha iyi sonuç vermektedir. Ancak, yukarıda da bahsettiğim gibi, devam eden enflasyonist baskılar nedeniyle buradaki imkanlar da son derece sınırlıdır. Özetle, global ekonomilerde ABD kaynaklı bir durgunluk yaşanmasının kesinleşmiş olduğu 2008 senesinde Türkiye ekonomisinin kredi piyasalarında istediği genişlemeyi yaratabilmesi ve de büyüme hızını %3'lerin üzerine çıkarması şimdiden imkansız gözükmektedir.

Euro/Dolar paritesi 1.5147 ile rekor yineledi

28.02.2008 - 15:32


Euro/Dolar 1.5147 ile rekor yineledi

Şubatta 1.3 milyar dolar dış borç ödendi

28.02.2008 - 15:33


Ödemenin, 982 milyon doları Hazine kaynaklı

 

ANKARA - Türkiye, 1-27 Şubat tarihleri arasında toplam 1 milyar 262,70 milyon dolar dış borç ödedi.

Dış borç ödemesinin, 982,86 milyon doları Hazine, 64,88 milyon doları genel ve katma bütçeli idarelerin dokümantasyon, kitap bedeli, katılma payı, üyelik aidatı gibi ödemeler ile MSB ve savunma sanayi ödemeleri gibi kalemler ve 15,12 milyon doları da Merkez Bankası ödemesinden oluştu. Bu dönemde Uluslararası Para Fonuna (IMF) yapılan ödeme miktarı 199,84 milyon dolar oldu.

Türkiye, 2007 yılında toplam 19 milyar 31 milyon dolar dış borç ödemesi gerçekleştirmişti.

 

 

   
Bugün 1 ziyaretçi (27 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=