Kamil FERATOĞLU (151820051032) - 23 şubat
   
  ANASAYFA
  DİŞLİLER VE ÇEŞİTLERİ
  DİŞLİLERİN İMALAT YÖNTEMLERİ
  BAZI DİŞLİ ÇARK RESİMLERİ
  ŞUBAT 2008
  => 21 şubat
  => 22 şubat
  => 23 şubat
  => 24 şubat
  => 25 şubat
  => 26 şubat
  => 27 şubat
  => 28 şubat
  => 29 şubat
  MART 2008
  NİSAN 2008
  MAYIS 2008
  HAZİRAN 2008
  İSTATİSTİK ÖDEVİ
  Otomobillerde Kullanılan Kasa Tipleri
  Çift Vatandaşlık

İşsizlik oranındaki artıştan geçtik, çalışan sayısı azalıyor / Kasım kasım kasılmayın, kasıma bakın!
Alaattin AKTAŞ
23.02.2008 - 00:34


Gündem öylesine yoğun ki, Türkiye İstatistik Kurumu'nun geçen hafta açıkladığı işsizlikle ilgili son verilere değinme fırsatını daha önce bulamadık.

 

Gündem öylesine yoğun ki, Türkiye İstatistik Kurumu'nun geçen hafta açıkladığı işsizlikle ilgili son verilere değinme fırsatını daha önce bulamadık. Oysa, işgücü anketi sonuçları, dramatik bir tablonun varlığına işaret ediyordu. İşsizlik oranı artmıştı artmasına ama, daha kötüsü, çalışan sayısı azalmıştı. İşgücü anketi sonuçlarında tuhaf bir durum daha vardı ve bu konuyu gündeme getiren ise MESS Eğitim Vakfı Genel Müdürü ve İŞKUR eski Genel Müdürü Necdet Kenar oldu.

Nüfusumuz azalınca...

2007 yılının Ekim, Kasım ve Aralık dönemini kapsayan ve kasım ayı verisi olarak açıklanan son işgücü anketi sonuçlarını yorumlayan Necdet Kenar, sonuçların önceki anket sonuçlarına göre önemli değişiklikler içerdiğine dikkat çekti. Bu değişiklik, Türkiye'nin nüfusunu doğru ölçememesinden kaynaklanıyordu. Eskiden eve kapanarak nüfus sayımı yapardık ya, ondan vazgeçtik. İlk nüfus sayımının yılı 1927. Daha sonra 1935'ten 1990'a kadar her beş yılda bir sayım gerçekleştirildi. 1995 atlandı ve son sayım da 2000 yılında yapıldı. Eve hapsolma dönemi geride kalmış, medeni bir adım atılmıştı.

Artık nüfusumuzu, adrese dayalı nüfus kayıt sistemi ile belirlemeye başladık. Ve 31 Aralık 2007 itibariyle açıklanan rakamlarda bir de baktık ki, nüfusumuz 2007 için 70 milyon 586 bin ve bu nüfus daha önce tahmin ettiğimizden tam 3.7 milyon daha az. Şu durumda ne yapacaktık; daha önce sayımlara dayalı olarak gerçekleştirilen nüfus projeksiyonları esas alınarak ağırlıklandırılan işgücü anketi sonuçlarında revizyona gitmemiz gerekiyordu.

İşte TÜİK de, kasım ayı verilerini açıklarken, seride geriye doğru değişiklik yaptı. Örneğin, geçen yılın ekim ayında yaklaşık 74 milyon olarak açıklanan kurumsal olmayan sivil nüfus, kasımda 69 milyona düşürüldü. On beş ve daha yukarı yaştaki nüfus 52.8 milyondan, 49.5 milyona, işgücü 25.2 milyondan 23.2 milyona indirildi.      

İstihdam geriliyor

TÜİK'in açıkladığı veriler, istihdam edilenlerin sayısının, geçen yıl kasım itibariyle, bir önceki yıla göre 368 bin kişi azaldığını gösteriyor. Bu azalmanın, nüfustaki azalmayla bir ilintisi yok, çünkü Kasım 2006 rakamları da yeni nüfus verileri ışığında revize edilerek aşağı çekildi. Yani, 2006 ve 2007'nin bazı aynı.

İstihdamdaki 368 bin kişilik azalışın 349 bini tarım sektörü kaynaklı. Tarım dışı sektörlerde çalışanların sayısında da 19 bin kişilik bir azalma var.

Bu tabloyu, MESS Eğitim Vakfı Genel Müdürü ve İŞKUR eski Genel Müdürü Necdet Kenar'dan yorumlamasını istedik:

"Tarımdaki azalma beklenen bir azalma. Ülkemizin yaşadığı yapısal dönüşümün bir sonucu. Tarım sektörü, üretim yönünden GSYİH'nın onda biri iken istihdamın dörtte birini oluşturuyor. Yüksek bir verimsizlik var. Tarımda çalışanların önemli bir bölümü zaten ücretsiz aile işçisi. Verimsi istihdam, tarımda çalışanların fakirliğinin nedeni. Fakirlik, insanları kentlere göçe zorluyor. Her yıl kırsal nüfus azalıyor, kent nüfusu artıyor. Kente göç eden nüfusa tarım dışı sektörlerde iş gerek. Diğer sektörlerin iş yaratması lazım.

Ancak son veriler tarım dışı sektörlerde de istihdamın azaldığını gösteriyor. Sanayi ve inşaat sektörlerindeki istihdam, 2006 yılının aynı ayına göre sırasıyla 52 ve 45 bin kişi azalmış. Hizmet sektörü ise bir yılda sadece 76 bin yeni iş yaratmış. Bu istihdam açısından endişe verici bir gelişme."

Sektörlere göre istihdam (Bin kişi)

 2006 Kasım  2007 Kasım 

 Sayı % Sayı %

Tarım 5.560 26,2 5.211 25,0

Sanayi 4.344 20,5 4.292 20,6

İnşaat 1.304 6,1 1.259 6,0

Hizmetler 10.028 47,2 10.104 48,4

Toplam 21.235 100,0 20.867 100,0

Büyüme-istihdam ilişkisi

Necdet Kenar, büyüme ile istihdam arasındaki ilişkiye dikkat çekiyor ve son dönemde belirgin biçimde yavaşlayan büyümenin, istihdam için yetersiz kaldığının görüldüğünü vurguluyor. Necdet Kenar, değerlendirmesine şöyle devam ediyor:

"Ekonomimiz 2002-2006 döneminde ortalama yüzde 7'nin üzerinde yüksek sayılan bir büyüme gerçekleştirdi. Bu büyüme özellikle 2004'ten itibaren istihdama yansıdı ve tarım dışındaki sektörler bu süre içinde iki milyonun üzerinde iş yarattı. 2007 yılında ekonomik büyümenin geçen yıllara göre azalarak yüzde 5'in (4.0-4.5 arası) altına düşmesi bekleniyor. Bu büyümenin istihdam için yetersiz olduğu görülüyor. Demek ki ekonominin yeni işler yaratması ve istihdamı artırması için yüzde 6'nın üzerinde büyümesi gerekiyor. Yaşadığımız küresel kriz ve ülkemiz ekonomisindeki riskler 2008 yılında da büyümenin istihdama çare olamayacağını gösteriyor. Hükümetin bu veriler karşısında ne yapmayı düşündüğünü ise henüz bilmiyoruz. Bir istihdam paketi hazırlığı olduğu haberleri basına yansıyor. Ancak korkarım iş işten geçtikten sonra dostlar alışverişte görsün kabilinden bir paket açılacak gibi."

İşsiz sayısındaki artış düşük, ama...

Kasım 2006-2007 döneminde işsiz sayısı 95 bin kişi artışla 2 milyon 350 bine; işsizlik oranı 0.5 puan artışla yüzde 10.1'e yükseldi. İki tarih itibariyle çalışma çağındaki nüfus 740 bin kişi artarken, toplam istihdam 368 bin kişi azaldı.

Eğer artan nüfus ile işini kaybedenlerin tamamının iş aradığını varsaysak işsiz sayısının bu iki rakamın toplamı kadar yani 1 milyon 108 bin kişi artması gerekirdi. Peki, işsiz sayısı nasıl oldu da yalnızca 95 bin kişi arttı?

Necdet Kenar, bu tabloyu yorumlarken şunları söylüyor:

"Bu sorunun cevabı işgücünün piyasadan çekilmesi. İşgücüne dahil olmayan nüfus bir önceki yıla göre 1 milyon 23 bin kişi artarak 26.3 milyona çıkmış. Çalışanlar ve iş arayan işsizlerin toplamı yani işgücü ise 23.2 milyon. İstihdam olanaklarının azalması insanların iş bulma ümitlerini kırıyor, pasif işsiz (aktif iş aramayan ama çalışmaya hazır işsiz) konumuna getiriyor ki pasif işsizler (sayıları 1 milyon 854 bin), işsizlikte hesaba katılmıyor. İstihdam oranı geçen yıla göre 1.4 puan azalarak yüzde 42.1'e düştü. Türkiye, bu oranla OECD'nin en düşük istihdam oranına sahip ülkesi durumunda. Üretenlerin sayısının toplamda azınlıkta kaldığı nadir ülkelerden biriyiz. Hatırlatalım AB'de istihdam ortalaması yüzde 65 düzeyinde bulunuyor."

İşsizlikten en çok kadınlar etkileniyor

368 bin kişilik istihdam azalmasında kadınların sayısının 248 bin olduğuna dikkat çeken Necdet Kenar, değerlendirmesini şöyle tamamladı:

"Kadınlar zaten istihdamda azlar, bir de çalışan sayıları erkeklere göre daha fazla azalınca istihdamda kadının adının gittikçe yok olduğunu görüyoruz. Erkek istihdam oranı yüzde 64 iken, kadın istihdam oranı yüzde 21'e geriledi. Üstelik çalışan kadınların  yüzde 36'sı ücretsiz aile işçisi. Ücretsiz aile işçisi kadınları çıkarırsak gelir getiren işlerde çalışan kadınların oranı yüzde 13'lere geriliyor. Yine hatırlatalım, AB'de kadın istihdam oranı yüzde 58."

İşgücü durumu (Kasım)            2006    2007                                                                                                                            

Kurumsal olmayan sivil nüfus (000) 68 426 69 185

15 ve daha yukarı yaştaki nüfus (000) 48 771 49 511

İşgücü (000) 23 500 23 217

    İstihdam (000) 21 235 20 867

    İşsiz (000) 2 265 2 350

İşgücüne katılma oranı (%) 48.2 46.9

İstihdam oranı (%) 43.5 42.1

İşsizlik oranı (%) 9.6 10.1

    Tarım dışı işsizlik oranı (%) 12.2 12.6

    Genç nüfusta işsizlik oranı(1)(%) 19.0 20.0

Eksik istihdam oranı (%) 3.0 2.8

     Genç nüfusta eksik istihdam oranı (1) (%) 3.4 2.6

İşgücüne dahil olmayanlar (000) 25 271 26 294

Hangi bölgeye hangi iş gücü lazım, belirleyeceğiz"

23.02.2008 - 17:30


Bakan Çağlayan, Çankırı İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"na katıldı

 

ÇANKIRI - Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye'nin istihdam haritasını çıkartacaklarını belirterek, "Hangi bölgeye hangi iş gücü lazım bunu belirleyeceğiz" dedi.

Çeşitli ziyaretler ve toplantılara katılmak üzere Çankırı'ya gelen Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, "Çankırı İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"na katıldı.

Zafer Çağlayan, Türkiye'nin 5 yılda önemli yol kat ettiğini belirterek, Türkiye'nin son 25 yılında çalınmış çırpılmış. Biz son beş yıldır tekrar toparlamaya çalışıyoruz. Bu tür toplantıları çok önemsiyorum. Bu toplantılara siyasi parti ayrımı gözetmeksizin herkes katılır. Bu yüzden bu toplantılar önemlidir" dedi

2013 yılında Türkiye'nin 213 milyar dolar ihracat yapan bir ülke olacağını kaydeden Çağlayan, "Sadece otomotiv sektöründe 21 milyar dolar ihracat yapılıyor" diye konuştu.

Hükümet olarak yeni teşvik yasalarının gündemlerinde olduğunu belirten Çağlayan, teşvikin sadece enerji ve sigorta desteğiyle olmayacağını bunun yanında alt yapı çalışmalarını da gerçekleştireceklerini kaydetti.

Zafer Çağlayan, Türkiye'nin istihdam haritasını çıkartacaklarını belirterek, "Hangi bölgeye hangi iş gücü lazım bunu belirleyeceğiz. Önümüzdeki dönemde Çankırı'nın neye ihtiyacı var bunun planlanması yapılacak" diye konuştu.

Türkiye'nin, 106 milyar dolar ihracat yaptığını anlatan Çağlayan, "Bunun yaklaşık 60 milyar doları Avrupa ülkeleriyle. ABD ile Türkiye arasında ekonomik alışveriş çok fazla olmadığından ABD'de herhangi bir kriz olduğunda Türkiye bundan çok fazla etkilenmiyor. Ticaret yaptığımız Avrupa Ülkelerinde ise herhangi bir kriz yok. Türkiye sağlam temeller üzerinde hareket eden bir ülke haline geldi. Bu ülkede ekonomik kriz olsa yabancı yatırımcı gelir yatırım yapar mı? Türkiye'yi, 2023 yılında dünyanın en iyi 10 ekonomisine sahip ülke yapacağız."

Toplantıda Bakanlık yetkilileri, Çankırı'nın sanayi ve ticaretteki yerini anlatarak, Çankırı'da faaliyet gösteren sanayi kuruluşlarını ve yapılması gerekenleri anlattılar.

Petrol ve LPG Yönetmeliğinde değişiklik

23.02.2008 - 11:19


Petrol Piyasası ile LPG Soruşturmalarda takip edilecek usul ve esaslar hakkında yönetmeliklerde değişik yapıldı

ANKARA - Petrol Piyasası ile Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda takip edilecek usul ve esaslar hakkında yönetmeliklerde değişikliğe gidildi.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun değişikliğe dönük yönetmelikleri, Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlanarak, yürürlüğe girdi.

Buna göre, Petrol piyasasında yapılacak denetimlere dönük yönetmeliğe göre, ulusal markerin gerekli şart ve seviyede bulunmadığının tespiti halinde, Petrol Piyasasında Uygulanacak Teknik Kriterler Hakkında Yönetmelikte öngörülen analizler yapılmak üzere numune alınacak. Aynı zamanda, geçici mühürleme yapılarak adli işlemler için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacak. Bu durum, Kanunun ilgili maddelerinde öngörülen idari para cezası ve idari yaptırımların uygulanmasına engel teşkil etmeyecek.

Akaryakıt veya madeni yağın teknik düzenlemelere uygun olmadığının veya akaryakıtta ulusal markerin gerekli şart ve seviyede bulunmadığının tespit edilmesi halinde, bunların piyasaya arzı geçici olarak mühürleme suretiyle durdurulup, yapılan işlem Kurul gündemine öncelikle alınırken, akaryakıt veya madeni yağın teknik düzenlemelere uygun olup olmadığı akredite laboratuvar analiziyle tespit edilecek.

 

 

   
Bugün 1 ziyaretçi (46 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=