Kamil FERATOĞLU (151820051032) - 5 haziran
   
  ANASAYFA
  DİŞLİLER VE ÇEŞİTLERİ
  DİŞLİLERİN İMALAT YÖNTEMLERİ
  BAZI DİŞLİ ÇARK RESİMLERİ
  ŞUBAT 2008
  MART 2008
  NİSAN 2008
  MAYIS 2008
  HAZİRAN 2008
  => 1 haziran
  => 2 haziran
  => 3 haziran
  => 5 haziran
  İSTATİSTİK ÖDEVİ
  Otomobillerde Kullanılan Kasa Tipleri
  Çift Vatandaşlık

Cumhurbaşkanı Gül'den Japon firmalara çağrı

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Japon firmaların Türkiye'ye girişlerinde her türlü kolaylığı göstermeye hazır olduklarını söyledi.

Gül, resmi ziyaret için gittiği Japonya'nın başkenti Tokyo'daki Ulusal Basın Kulübü'nde Japon gazetecilere hitaben bir konuşma yaptı.
 
Gül, ziyaretinin ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesini amaçladığını ifade ederek, ilişkilerin geliştirilmesinin, her iki ülkenin mevcut potansiyelini yansıtacak daha gerçekçi seviyelere getirilmesi, her iki ülkenin paylaştığı ortak idealler ve uluslararası topluma yapabileceği yapıcı katkıların daha sağlam temellere dayanmasını temin edeceğini kaydetti.

Japonya'nın, Türkiye'nin Uzakdoğu'daki üçüncü büyük ticaret ortağı olduğunu, Türkiye'de yatırım yapan ilk 10 ülke arasında yer aldığını anlatan Gül, ziyaretine eşlik eden işadamlarının da temaslarda bulunduğunu ve Japon firmalarının Türkiye'ye daha fazla yatırım yapmaları amacıyla imkanların değerlendirilmesi için neler yapılabileceği üzerinde durduklarını belirtti.

"Ortak proje ve programlar uygulanabilir"

Türkiye'nin ekonomik verilerine değinen ve ülkenin istikrarlı bir büyüme kaydettiğini dile getiren Gül, "Bugün küresel anlamda çetin ekonomik rekabetin oluğu bir dünyada yaşıyoruz. Bu durum, benzer bakış açısına sahip ülkelerin kendi aralarında daha yakın işbirliği kurmalarını zaruret haline getirmiştir. İşte bu nedenle Türkiye ve Japonya, her alanda karşılaştıkları rekabet unsurlarını ortak işbirliği fırsatlarına dönüştürmek için özel bir çaba göstermelidir" dedi.

Atılması gereken en önemli adımın bir taraftan karşılıklı ihraç ürünleri yelpazesini genişletip ticaret hacmini artırırken, diğer taraftan ticaret dengesini sağlamak olduğunu söyleyen Gül, "İkinci adım ise enerji, inşaat, taşımacılık ve teknoloji alanlarındaki karşılıklı yatırımların teşvik edilmesidir" diye konuştu.

Gül, "Japon özel sektörünün ülkemizi uygun bir yatırım merkezi olarak görmesi önemlidir. Japon firmalarının Türkiye'ye girişlerinde her türlü kolaylığı göstermeye hazırız. Türk ve Japon girişimciler, ikili işbirliği alanlarını tanımlarken kendilerini yalnızca Türkiye ve Japonya ile sınırlamamalıdır. Avrupa, Ortadoğu, Orta Asya, Karadeniz ve Afrika gibi daha geniş coğrafyayı birlikte hedef almalıdır" dedi.
 
Türkiye'nin yatırım imkanları hakkında bilgi verildi
 
Cumhurbaşkanı Gül, bugün ayrıca konakladığı İmperial Otel'de Itochu, Mitsubishi, Subaru Otomotiv, Toyota, Honda, Sojitz, Marubeni ve Mitsui firmalarının yöneticileriyle çalışma kahvaltısında görüştü.

Görüşmeye katılan Devlet Bakanları Kürşad Tüzmen ve Mehmet Şimşek, Japon işadamlarına Türkiye'nin yatırım imkanları hakkında bilgi verdi.

Türkiye'ye yönelik Japon yatırımlarının da ele alındığı çalışma kahvaltısında, Türkiye'nin gelecek yıllarda yapmayı planladığı yatırımlar ve yasal alt yapıları hakkında Japon işadamlarına bilgi verildi.

Devlet Bakanı Şimşek, Türkiye'nin 2040 yılında İtalya, Güney Kore ve Kanada'yı ekonomik büyüklük açısından geride bırakacağının öngörüldüğünü ifade etti ve yatırım cazibesine sahip olduğunu söyledi.

Türkiye'nin gelecek 10 yılda başta rüzgar enerjisi olmak üzere 110 milyar dolarlık enerji yatırımı yapacağını anlatan Şimşek, Japon yatırımcılardan bu alanda ilgi beklediklerini belirtti.

Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen de Türkiye'nin 4 saatlik uçuş mesafesiyle 1.4 milyar insana ulaşılabilecek bir coğrafi avantaja sahip olduğuna dikkati çekti.

Otomotiv yatırımlarının da ele alındığı görüşmede, Türk tarafı, Japon işadamlarına otomobil üretiminin yanında yan sanayi alanında da yatırıma önem verdiklerini iletti.

Otomotiv yatırımında, Trakya, Balıkesir ve Kütahya'nın düşünüldüğünü anlatan Türk tarafı, Japon işadamlarına fizibilite açısından Kütahya'yı önerdi.

Gül, Tokyo'daki günlük programları çerçevesinde, Imperial Otel'de daha sonra Subaru Başkanı Kyoji Takenaka, Honda Başkanı Tokeo Fukui ve Toyota Başkanı Fujio Cho'yu ayrı ayrı kabul ederek bir süre görüştü. Görüşmeler
basına kapalı gerçekleşti.

Konakladığı otelde Japon Uluslararası Kalkınma Bankası (JBIC) Başkanı Koji Tanami ile de bir araya gelen Gül, Anadolu Grubu ile İsuzu ve İtochi arasındaki ek yatırım anlaşması imza törenine de katıldı.

Anadolu Grubu adına İcra Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan'ın imzaladığı anlaşma, ortaklığın Türkiye'de pick-up araç üretimi yapmasını içeriyor.
 
"Türkiye, Japon firmaları ve yatırımcıları için çok cazip"
 
Türk-Japon İş Forumu toplantısına katılarak burada da konuşma yapan Gül, iki ülke arasında ilişkilerin ileriye götürülmesi için büyük potansiyel bulunduğunu ve bunu harekete geçirmek gerektiğini belirtti.

Gül, Türkiye'nin ekonomik göstergelerinden örnekler verirken, Türkiye'nin 660 milyar dolarlık Gayri Safi Milli Hasıla'sı ile dünyanın en büyük 17'nci, satın alma gücü açısından ise 15'inci büyük ekonomisi olduğunu kaydetti.

Türkiye'nin AB ile tam üyelik müzakereleri yürüttüğünü anımsatan Gül, "Bazı olumsuzluklar dışarıya yansıyabilir. İngiltere gibi büyük ülkelerin üyeliği de zor oldu" dedi.

Gül, Türkiye'nin son yıllarda yapısal ve ekonomik reformlara imza attığını, Maastricht kriterlerini yakaladığını ve geçmiş yıllardaki yüksek enflasyon döneminin sona erdiğini anlattı.

Gül, "Bugünkü Türkiye, Japon firmaları ve yatırımcıları için çok cazip. Türkiye'nin yeniden keşfedilmesi gerektiğine inanıyoruz. Türkiye'ye yapacağınız yatırımlar ve Türk firmalarıyla kuracağınız ortaklıklar, hem sizin hem bizim çıkarımıza olacak. Çünkü Türkiye, Avrupa, Orta Asya ve Ortadoğu arasında önemli bir köprü ve lojistik merkezidir. Ticari işbirliğimizi artırmalıyız. Özelleştirme ve nükleer enerji konularında ortaklaşa çalışabileceğimize inanıyorum" dedi.

FT: "MB enflasyon hedeflerini yükseltti"

İngiliz ekonomi gazetesi Financial Times (FT), Merkez Bankası'nın, uygulanmakta olan para politikasının, Türkiye'deki ekonomik büyüme önünde bir engel oluşturmaması için enflasyon hedeflerini yükselttiğini belirtti.

Gazetenin Vincent Boland imzasıyla yayınlanan yorum haberinde, Türkiye ekonomisinin, geçen beş yıl boyunca yıllık ortalama yüzde 7.5 oranında büyüdüğü belirtilerek, Merkez Bankası'nın da, 2009, 2010 ve 2011 yılına ilişkin enflasyon hedeflerini, yukarı yönlü revize ederek, büyüme önünde çok fazla engel oluşturmamayı amaçladığı vurgulandı.
 
Söz konusu adımın hükümet tarafından da desteklendiğini kaydeden gazete, geçen aylarda para politikasında bir daralma, mali politikada ise bir gevşeme görüldüğünü iddia etti.
 
Türkiye'nin bütün dünya tarafından en yakından izlenen yükselen pazarlardan biri olduğunu da hatırlatılan yorum haberde, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nın yüzde 70'ine yakınını elinde tutan yabancı yatırımcıların zaten aylardır Merkez Bankası'nın enflasyonla savaş stratejisini sorgulamakta olduklarını ve bankanın uyguladığı enflasyon hedefi yöntemine kuşkuyla baktıklarını öne sürdü.
 
Türkiye'de, 2000 yılı dahil, uzun yıllar, enflasyonun yüzde 70 düzeyinde seyrettiğinin vurgulandığı haberde, son yıllarda, enflasyonun tek haneye indirildiği, ancak yüksek enerji ve gıda fiyatları nedeniyle enflasyonun yeniden çift haneye çıktığı kaydedildi.
 
Enflasyonun, orta vadede, yüksek gıda ve enerji fiyatları nedeniyle yükseliş trendini sürdüreceğine de dikkat çekildi.
 
Bu arada, haberde, Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ın, Financial Times ile daha önce yaptığı bir mülakatta, 2006 yılında belirlenen enflasyon hedeflerinin, iddialı hedefler olduğuna dair tespitlerine de yer verildi.
 
Haberde, Türkiye'nin, enflasyon hedeflemesi uygulamasına, 2006 yılında başladığı da hatırlatıldı.

Vergide kaçak oranı yüzde 32.4

Maliye Bakanlığı denetim birimlerinin geçen yılki incelemeleri, her 100 liralık verginin 32.4 lirasının devletten kaçırıldığını ortaya koydu.

Türkiye'de en fazla vergi kaçağının da geçici vergi ve damga vergisinde yaşandığı anlaşıldı.

2006 yılında 110 bin 442 vergi incelemesi gerçekleştiren denetim birimleri, geçen yıl 135 bin 847 mükellefi mercek altına aldı.

2006 yılında 46 milyar 796 milyon 638 bin YTL tutarında matrah incelenirken, bu rakam 2007'de 63 milyar 409 milyon 73 bin YTL olarak belirlendi.

Hesap uzmanları, maliye müfettişleri, gelirler kontrolörleri, vergi denetmenleri ve vergi dairesi müdürlerinden oluşan denetim birimleri, geçen yılki incelemelerde 63.4 milyar YTL'lik beyana karşılık, 30 milyar 450 milyon 980 bin YTL gelirin gizlendiğini ve milyarlarca YTL verginin kaçırıldığını saptadı.

Bu şekilde vergide yüzde 32.4'lük bir kaçak oranı ile karşı karşıya kalındı. Ancak 2006'daki yüzde 50.3'lük kaçak oranı dikkate alındığında, 2007 incelemelerinde bulunan matrah farkında bir azalma meydana geldi.

Kim, ne kadar inceleme yaptı?

Geçen yılki vergi denetimlerinin büyük bölümünü vergi denetmenleri ve hesap uzmanları gerçekleştirdi.

Vergi denetmenleri 33 milyar 317 milyon 190 bin YTL, hesap uzmanları ise 23 milyar 687 milyon 190 bin YTL'lik matrah üzerinde inceleme yaptı.

Bu incelemelerde denetmenler 5 milyar 356 milyon 979 bin YTL, hesap uzmanları ise 11 milyar 876 milyon 653 bin YTL tutarında fark buldu.

Gelirler kontrolörlerinin 4 milyar 173 milyon 400 bin YTL matrah üzerindeki incelemelerinde ise 12 milyar 463 milyon 608 bin YTL'lik bir fark ortaya çıkarıldı.

Vergi Dairesi Müdürleri 1 milyar 573 milyon 520 bin YTL'lik beyana karşılık 621 milyon 180 bin YTL gelirin, maliye müfettişleri ise 657 milyon 770 bin YTL'lik beyanda 132 milyon 557 bin YTL gelirin kaçırıldığını tespit etti.

Böylece gelirler kontrolörlerinin incelemelerinde, elde edilen gelirin yüzde 75'inin, hesap uzmanlarında yüzde 33.4'ünün, müfettişlerde yüzde 16.7'sinin, vergi denetmenlerinde yüzde 13.9'unun, vergi dairesi müdürlerinde de yüzde 28.3'ünün gizlendiği ve bu yolla milyarlarca YTL'lik vergi kaçağına yol açıldığı anlaşıldı.

Gelir Vergisi'nin yarısı ödenmiyor

Bu arada vergi incelemelerinin vergi türlerine göre dağılımı, en fazla kaçağın geçici vergi ve damga vergisinde yaşandığını gözler önüne serdi.

Geçici vergide yüzde 81.8, damga vergisinde yüzde 73.3 olan vergi kaçağı oranı, banka ve sigorta muameleleri vergisinde yüzde 64.7, gelir vergisinde yüzde 45.2, kurumlar vergisinde yüzde 42.1, katma değer vergisinde yüzde 10.9, veraset ve intikal vergisinde de yüzde 19.1 olarak hesaplandı.

İhracatçıya KDV iadesi incelemelerinde de, yüzde 69'luk bir suistimal saptandı. KDV iadelerinde 470 milyon 825 bin YTL'lik matrahta, 1 milyar 47 milyon 493 bin YTL'lik bir fark bulundu

Akaryakıt fiyatlarındaki artış ikinci eli de vurdu

Yaz aylarına girilirken hareketlilik bekleyen ikinci el otomobil galericileri, son aylarda akaryakıt fiyatlarında yaşanan artışlar yüzünden satışların durma noktasına geldiğini bildirdi.

Bursa İkinci El Oto Galericileri Çarşısı (Oto-Koop) Başkanı Sebahattin Seyit, iç turizmin hareketlenmeye başladığı bahar ayları ve yaz başının normal şartlarda ikinci el otomobillerin en fazla satıldığı dönemler olduğunu, ancak bu kez beklentilerinin boşa çıktığını söyledi.

Seyit, piyasalardaki dalgalanma ve akaryakıt fiyatlarındaki artışlar nedeniyle ikinci el piyasasında satışların durma noktasına geldiğini belirtti.

Seyit, "Benzin aldı başını gidiyor. Herkes borçlu, piyasada para yok, bankalara kredi kartı borcunu ödeyen vatandaş, dönüp otomobillere bakmıyor bile. Hadi otomobile vereceği parayı buldu diyelim, bu fiyatlarla benzini nasıl yetiştirecek? Benzin ve motorindeki artışlar çok yüksek oranlı oldu" dedi.

Sebahattin Seyit, ikinci el otomobil ticaretinin hiçbir zaman sona ermeyeceğini, ancak şartların çok ağırlaştığını, galericilerin de vatandaşın da zor bir dönem yaşadığını ifade etti.

ENFLASYONUN %4 SEVİYESİNE ULAŞMASI UZUN SÜRER"

DİYARBAKIR - Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Merkez Bankası tahminlerinin, para politikasının temkinli bir duruş gösterdiği bir durumda dahi enflasyonun yüzde 4 seviyesine ulaşmasının oldukça uzun bir süre alabileceğine işaret ettiğini söyledi. Yılmaz, ''enflasyon hedeflerinin yukarı yönlü güncellenmesi, Merkez Bankası'nın daha gevşek bir politika izleyeceği anlamına gelmemektedir'' dedi.
Diyarbakır Ticaret Borsası Toplantı Salonunda düzenlenen ''Para Politikaları'' başlıklı konferansta yaptığı konuşmada, enflasyondaki düşüşün gecikmesine neden olan gıda ve enerji fiyatlarında gözlenen yüksek oranlı artışların yakın bir gelecekte tersine döneceğine dair belirgin bir işaret gözlenmediğini belirten Yılmaz, bu koşullar altında enflasyon hedeflerinin, arz yönlü olumsuz şokların devam etme ihtimalini de göz önüne alarak gözden geçirilmesinin faydalı olacağını kaydetti.
Enflasyon hedeflerinin yukarı yönlü güncellenmesinin Merkez Bankası'nın daha gevşek bir politika izleyeceği anlamına gelmediğinin altını çizen Yılmaz, "Aksine, 30 Nisan 2008 tarihli Enflasyon Raporu'nda sunulan tahminler, para politikasının bir önceki döneme kıyasla daha temkinli olduğu bir çerçeve içermekte ve temkinli duruşun uzunca bir süre korunduğu varsayımına dayanmaktadır. Merkez Bankası, güncellenen hedeflerin enflasyon beklentilerini bozmasını sınırlamak amacıyla söz konusu hedeflerden sapmalara karşı simetrik olmayan bir yaklaşım sergileyecektir" diye konuştu.

''BELİRSİZLİK EKONOMİDE DE RİSK TEŞKİL EDER''

PARİS - Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Anayasa Mahkemesinde görülen parti kapatma davasıyla ilgili belirsizliğin ekonomide de bir risk teşkil edeceğini söyledi.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Bakanlar Konseyinin Paris'teki toplantısına katılan Unakıtan, OECD'nin dün yayınlanan Ekonomik Görünüm Raporu'nda Türkiye'de Anayasa Mahkemesi'nde görülen davaya atıfta bulunulmasına ilişkin bir soruyu yanıtladı.
Unakıtan, ''Uluslararası kabul edilen bir kural var. Her türlü belirsizlik ekonomide de risk teşkil eder'' diye konuştu. Unakıtan, ''Türkiye'de bir takım çıpalar var, bunlardan birisi IMF ile yapılan stand-by anlaşması. Stand-by anlaşması mayıs ayı içinde bitecek. Diğer çıpa ise AB ile sürdürülen müzakereler. AB ile müzakerelerde uymamız gereken kurallar var. Yasalarımızı AB ile uyumlu hale getirmek için gerekli düzenlemeleri yapıyoruz. AB ile ilişkilerin tıkanması güven kaybına da yol açar'' dedi. Unakıtan, Türkiye'de mali disiplinin elden bırakılmaması ve yapısal reformların devam ettirilmesinin önemli olduğunu belirterek, ''Şu ana kadar mali disiplin bozulmadı'' diye konuştu. Unakıtan, önümüzdeki günlerde mayıs ayı bütçe sonuçlarını açıklayacağını belirterek, mayıs ayı bütçesinin fazla verdiğini kaydetti.

 

IMKB 100

(%)

   

 40.464

2,86

USD

(%)

   

 1,2420

0,65

EURO

(%)

   

 1,9260

0,89

ALTIN (YTL/Gr)

(%)

   

 34,93

-0,56

 

   
Bugün 1 ziyaretçi (30 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=